1937 yılında Sovyetler Birliği, Stalin'in Büyük Terörü'nün gölgesinde korku ve baskının hâkim olduğu karanlık bir dönemden geçmektedir. Göreve yeni başlayan genç bir savcı, Gizli Polis teşkilatı içinde yaşandığı öne sürülen yolsuzluk ve hukuksuzluklara dair dikkat çekici bilgilerle karşılaşır. Çevresindeki sessizliğe rağmen iddiaların ardındaki gerçeği araştırmaya karar verir.
Soruşturmasını derinleştirdikçe karşısına yalnızca şüpheli uygulamalar değil, güçlü bir sistemin koruduğu tehlikeli sırlar da çıkmaya başlar. Adalet arayışı onu devletin en korkulan kurumlarından biriyle karşı karşıya getirirken, attığı her adım kendi güvenliğini de tehlikeye sokar. Gerçeği ortaya çıkarmakta kararlı olan savcı için bu mücadele, vicdanı ile hayatta kalma içgüdüsü arasında giderek zorlaşan bir sınava dönüşür.